Matbaa işleri, bir işletmenin reklam bütçesindeki en küçük kalemler arasındadır ama müşterinin eline en çok geçen ürünleri kapsar: kartvizit, fiş, poşet, davetiye, broşür, katalog. Küçük olduğu için de çoğu zaman aceleye getirilir ve dosya hazırlığındaki bir eksik yüzünden baskı yeniden yapılır. Bu rehberde Afyonkarahisar’da matbaa işi yaptıracak bir işletmenin baskıdan önce netleştirmesi gereken teknik başlıkları topladık: gramaj, ölçü, kesim payı, yüzey işlemi, baskı tekniği ve adet planlaması.
Baskıya vermeden önce dosya nasıl hazırlanmalı?
Matbaada en sık yaşanan gecikmenin nedeni makine değil, dosyadır. Baskıya hazır bir dosyanın karşılaması gereken dört koşul vardır. Birincisi renk modudur: ekranlar RGB, baskı makineleri CMYK çalışır, bu yüzden dosya baskıya CMYK olarak gönderilmelidir. İkincisi çözünürlüktür; içindeki fotoğrafların gerçek baskı boyutunda 300 dpi olması gerekir, ekranda net görünen bir web görseli 72 dpi olduğu için kâğıda basıldığında bulanık çıkar. Üçüncüsü yazıların eğriye çevrilmiş olmasıdır; aksi halde sizde yüklü olan yazı tipi matbaa bilgisayarında bulunmadığında satırlar kayar ve bunu çoğu zaman baskı çıktıktan sonra fark edersiniz. Dördüncüsü taşma payıdır: zemin rengi veya fotoğraf, kesim çizgisinden her kenarda 3 mm dışarı taşırılmalıdır. Bu dördü tamamsa dosya doğrudan baskıya girer; eksikse önce düzeltme aşaması eklenir.
Elinizde yalnızca logonuzun küçük bir görseli varsa vektörel yeniden çizim gerekir ve bu, ayrı bir iş kalemidir. Tasarımı olmayan işlerde süreci Afyon grafik tasarım tarafından başlatıyoruz.
Kartvizit kaç gramaj olmalı, hangi ölçüde basılır?
Kartvizitte iki karar vardır: ölçü ve gramaj. Türkiye ve Avrupa’da yerleşik standart ölçü 85x55 mm’dir; cüzdan gözleri ve kartlıklar bu ölçüye göre üretildiği için kart eğilmeden ve katlanmadan taşınır. 90x50 mm de yaygındır ama daha dar olduğundan tasarım alanı sıkışır. Gramaj tarafında alt sınır 300 gr/m² kuşedir; bunun altındaki kâğıtlarda kart elde tutulduğunda kıvrılır ve ucuz bir izlenim bırakır. En sık tercih edilen aralık 300 ile 350 gr/m² arasıdır. Daha sert bir tuşe isteniyorsa 400 gr/m² bristol ya da iki kâğıdın birbirine yapıştırılmasıyla elde edilen kalın kartlar kullanılır. Selefon kaplama gramajın üzerine ek kalınlık getirir, bu yüzden 350 gr kuşeye çift taraflı mat selefon uygulandığında kart, gramajının işaret ettiğinden belirgin biçimde daha sağlam durur. Tasarımda yazıları kesim çizgisinden en az 3-5 mm içeride tutmak, kesimde kayma olsa bile metnin kırpılmasını önler.
Selefon, lak ve yaldız arasındaki fark ne?
Yüzey işlemleri kâğıdın ne kadar dayandığını ve elde nasıl hissettirdiğini belirler; hepsi görsel değil, bir kısmı doğrudan koruma amaçlıdır. Selefon, kâğıdın üzerine ısıyla yapıştırılan ince bir filmdir ve kartın hem neme hem çiziğe direncini artırır; mat, parlak ve kadife dokulu soft touch olmak üzere üç ana tipi vardır. Lak, kâğıdın üzerine sürülen bir kaplamadır ve selefon kadar koruma sağlamaz; asıl kullanımı, tasarımın yalnızca belirli bir bölgesine uygulanan nokta lak biçimindedir. Mat selefonlu bir kartvizitte yalnızca logonun üzerine parlak lak atmak, hiçbir renk eklemeden güçlü bir vurgu üretir. Sıcak yaldız, metalik bir folyonun ısı ve baskı ile kâğıda aktarılmasıdır; altın ve gümüş dışında bakır ve renkli seçenekleri de vardır. Gofre, yani kabartma, kâğıdı kalıpla şekillendirerek yazıyı yüzeyden yükseltir. Bu işlemlerin her biri ayrı bir üretim adımıdır ve teslim süresine gün ekler.
Davetiye seçerken nelere dikkat edilir?
Davetiyede karar kâğıttan önce zarftan başlar, çünkü davetiyenin ölçüsü zarfın ölçüsüne bağlıdır ve bu ikisi sonradan uyumsuz çıktığında yapılacak bir şey kalmaz. Kâğıt tarafında kuşe yerine dokulu kâğıtlar tercih edilir: ivory, bristol, kendinden desenli kâğıtlar ve kraft en sık kullanılanlardır. Gramaj genellikle 250-300 gr/m² aralığındadır; daha inceleri zarftan çıkarıldığında kıvrılır. Kuşe kâğıdın parlak yüzeyi davetiyede çoğu zaman istenmez, çünkü dokulu kâğıtlar sıcak yaldız ve kabartmayı çok daha iyi taşır. Katlamalı davetiyelerde kırım yönü ile kâğıdın elyaf yönünün uyumlu olması gerekir; ters yönde katlanan kalın kâğıtlar kırım hattında çatlar. Kurumsal davetiyelerde ve düğün işlerinde davetlinin adının tek tek yazdırılması isteniyorsa bu, ana baskıdan ayrı bir adım olarak planlanmalıdır ve toplam süreye eklenir.
Katalog ve broşür kaç sayfa olmalı?
Katalogda sayfa sayısı serbest bir tercih değil, cilt yönteminin dayattığı bir kısıttır. Tel dikişli ciltte büyük tabaka ortadan katlanır ve her katlama dört sayfa üretir; bu nedenle toplam sayfa sayısı mutlaka 4’ün katı olmalıdır. 22 sayfalık bir katalog basılamaz, ya 20’ye indirilir ya 24’e tamamlanır. Tel dikiş yaklaşık 8 ile 64 sayfa arasında sağlıklı çalışır; daha kalın işlerde sırt açılmakta zorlanır ve ortadaki sayfalar dışarı taşar. Tutkallı Amerikan ciltte ise sayfa sayısının 2’nin katı olması yeterlidir, ancak sırtın tutkal tutabilmesi için genellikle en az kırk sayfa gerekir. Gramaj tarafında yerleşik kural şudur: iç sayfalar 115-170 gr/m² kuşe, kapak ise 250-300 gr/m² kuşe. Kapağa selefon uygulamak, katalogun elden ele dolaşırken köşelerinden yıpranmasını geciktirir. Broşürlerde ise ölçüden çok kırım tipi konuşulur: ikiye kırım, üçe rulo kırım ve körüklü kırım en yaygın üç seçenektir.
Aşağıdaki tablo en sık istenen matbaa ürünlerinin tipik teknik değerlerini bir arada gösteriyor. Değerler yaygın uygulamayı özetler; işin içeriğine göre değişebilir.
| Ürün | Tipik gramaj | Yaygın ölçü | Yüzey işlemi | Tipik teslim |
|---|---|---|---|---|
| Kartvizit | 300-350 gr kuşe | 85x55 mm | Mat / parlak selefon | 1-3 iş günü |
| Antetli kâğıt | 80-90 gr 1. hamur | A4 (210x297 mm) | Yok | 2-3 iş günü |
| Diplomat zarf | 90-110 gr | 110x220 mm | Yok | 2-4 iş günü |
| Davetiye | 250-300 gr dokulu | Zarfa göre | Yaldız / kabartma | 3-6 iş günü |
| Broşür (üçe kırım) | 135-170 gr kuşe | A4 kırımlı | Selefon isteğe bağlı | 2-4 iş günü |
| Katalog (tel dikiş) | İç 115-170, kapak 300 gr | A4 veya A5 | Kapakta selefon | 5-7 iş günü |
| El ilanı | 90-135 gr kuşe | A5 (148x210 mm) | Yok | 1-3 iş günü |
Dijital baskı mı, ofset mi?
İki teknik arasındaki seçim kalite tercihi değil, adet hesabıdır. Ofset baskıda her renk için ayrı kalıp hazırlanır ve makine baskıya girmeden önce bir kurulum süreci yaşar; bu hazırlık maliyeti adetten bağımsız olarak en baştan doğar. Dolayısıyla küçük adetlerde birim maliyet yüksek kalır, adet arttıkça hazırlık maliyeti çok sayıda kopyaya bölündüğü için birim maliyet hızla düşer. Dijital baskıda ise kalıp yoktur, makine dosyayı doğrudan basar; kurulum maliyeti neredeyse yoktur ama her kopyanın maliyeti sabittir ve adet arttıkça düşmez. Bu iki eğrinin kesiştiği yer, iş türüne ve kâğıda göre değişmekle birlikte genellikle birkaç yüz ile bin adet arasındadır. Pratik kural şudur: düşük adetli, kişiye özel ya da hızlı teslim gereken işlerde dijital, yüksek adetli ve renk tutarlılığının kritik olduğu işlerde ofset. Geniş formatlı işler için ise ayrı bir teknik devreye girer; ayrıntıları Afyon dijital baskı sayfasında bulabilirsiniz.
Renkler ekranda gördüğüm gibi çıkar mı?
Kısa cevap hayır, ve bunun sebebi matbaanın hatası değil iki sistemin fiziksel farkıdır. Ekran ışık yayarak renk üretir ve kırmızı, yeşil, mavi ışıkları toplayarak çalışır; baskı ise ışığı yansıtan mürekkeple çalışır ve camgöbeği, macenta, sarı ile siyahı üst üste bindirir. Ekranda gördüğünüz canlı yeşil ve parlak mavi tonlarının bir kısmı baskı mürekkebiyle üretilemez, bu yüzden kâğıtta daha sakin çıkar. İkinci etken kâğıdın kendisidir: kuşe kâğıt mürekkebi yüzeyde tuttuğu için renkler canlı görünür, birinci hamur kâğıt mürekkebi emdiği için aynı dosya belirgin biçimde daha mat ve soluk çıkar. Marka renginizin her işte aynı görünmesi kritikse Pantone karşılığını belirleyip bunu sabitlemek gerekir. Bir başka pratik önlem, aynı marka rengini taşıyan işleri mümkün olduğunca aynı partide bastırmaktır; farklı zamanlarda basılan iki işte küçük ton farkları normaldir.
Kaç adet bastırmak doğru?
Adet kararında iki karşıt kuvvet vardır ve doğru sayı bu ikisinin dengesinde bulunur. Bir yanda birim maliyet vardır: adet arttıkça hazırlık ve kurulum maliyeti daha çok kopyaya bölünür, dolayısıyla tek bir kartvizitin ya da broşürün maliyeti düşer. Öbür yanda ise bilginin ömrü vardır: adres, telefon, unvan ya da kampanya tarihi gibi değişebilecek bir bilgi taşıyan işlerde yüksek adet, değişiklik anında doğrudan zarara dönüşür. Pratik yöntem, işleri bu eksene göre ayırmaktır. Poşet, etiket, antetli kâğıt ve logo dışında bilgi taşımayan işlerde yüksek adet mantıklıdır. Kartvizitte ise ekipte değişiklik olasılığı, kampanya broşüründe ise tarih baskısı sınırı belirler. Kartvizitte adres yerine web sitesi ya da kare kod kullanmak, işletme taşındığında elinizdeki kutuları kullanılabilir tutar. Ürün etiketleri için Afyon etiket baskı, kalem ve ajanda gibi kalemler için Afyon promosyon ürünleri sayfalarına bakabilirsiniz.
Afyon’da matbaa işleri nasıl yürüyor?
Matbaa işlerinde sürecin en kritik adımı, baskıya girmeden önce yapılan son kontroldür. Dosya onaylandıktan sonra makineye giren iş geri döndürülemez; bu yüzden telefon numarasından unvana kadar her metnin, mümkünse işi hazırlayan kişi dışında biri tarafından okunması yerinde olur. Renk kritik bir işse baskı öncesi prova alınması, ekrandaki görüntüyle kâğıttaki sonucun arasındaki farkı önceden göstermesi bakımından faydalıdır. Kâğıt cinsini ve yüzey işlemini elle görmeden karar vermek de zordur; kuşe ile dokulu bir kâğıt arasındaki fark ekranda anlaşılmaz. Bu yüzden numuneleri Dumlupınar Mahallesi Mehmet Ali Paşa Caddesi No:16/A adresindeki ofisimizde inceleyebilirsiniz. Afyonkarahisar merkezin yanı sıra Sandıklı, Dinar, Bolvadin, Emirdağ ve Çay gibi ilçelerdeki işletmelerle de aynı süreçle çalışıyoruz. Sunduğumuz baskı ürünlerinin tamamını Afyon matbaa sayfasında listeledik; iş tanımınızı 0272 215 90 99 numarasından iletebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kartvizit için hangi ölçü standarttır?
Türkiye ve Avrupa'da en yaygın kartvizit ölçüsü 85x55 mm'dir; cüzdan gözlerine ve kartlıklara bu ölçüye göre tasarlanmış olarak girer. 90x50 mm de kullanılır ama daha dar olduğu için tasarımda alan sıkışır. Standart dışı ölçüler mümkündür, yalnızca kesim ayarı ve fire payı arttığı için birim maliyeti yükseltir.
Baskıya gönderdiğim dosyada taşma payı ne demek?
Kesim bıçağı hiçbir zaman milimetrik hassasiyetle aynı yere düşmez. Bu yüzden zemin rengi ya da fotoğraf, kesim çizgisinden her kenarda 3 mm dışarı taşacak şekilde hazırlanır. Böylece bıçak birkaç onda milimetre kaysa bile kenarda beyaz bir çizgi kalmaz. Aynı mantıkla yazılar da kesim çizgisinin en az 3-5 mm içinde tutulur.
Mat selefon mu parlak selefon mu daha iyi?
İkisi arasında kalite farkı değil kullanım farkı vardır. Parlak selefon renkleri daha canlı gösterir ve leke tutmaz, ancak parmak izini belli eder ve üzerine tükenmez kalemle yazı yazılamaz. Mat selefon daha sakin ve kurumsal durur, üzerine yazı yazmaya izin verir, buna karşılık koyu zeminlerde çizik daha çok fark edilir.
Katalogun sayfa sayısı neden 4'ün katı olmalı?
Tel dikişli ciltte forma dediğimiz büyük tabaka ortadan katlanır ve tek bir katlama dört sayfa üretir: ön yüzde iki, arka yüzde iki. Bu nedenle toplam sayfa sayısı 4'e bölünebilmelidir. 22 sayfalık bir katalog basılamaz; ya 20'ye düşürülür ya 24'e tamamlanır. Tutkallı Amerikan ciltte ise sayfa sayısı 2'nin katı olması yeterlidir.
Küçük adet baskı yaptırmak mantıklı mı?
Dijital baskıda kalıp hazırlığı olmadığı için düşük adetler mümkündür ve deneme ya da kısa ömürlü kampanya işleri için mantıklıdır. Ancak birim maliyet adet arttıkça belirgin şekilde düşer; bilgileri değişmeyecek işlerde biraz daha yüksek adet bastırmak toplamda daha ekonomik olur. Adres veya telefon değişme ihtimali varsa tersi geçerlidir.